|
ÇİMENTODA ÇEVRE
BİLİNCİ
Hem sanayileşme isteği, hem de sanayileşmenin getireceği
çevre kirliliğinden kaçınma arzusu, gelişmekte olan ülkeler
için daha gelişme sürecinin başlangıcında, çevre sorunlarına
karşı önlemlerin büyük ölçüde alındığı bir kalkınma hareketi
kavramının gerekliliğini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle;
çevreye duyarlı kalkınma, Türkiye gibi gelişmekte olan
ülkeler için gelişmiş ülkelerden daha farklı ve önemli bir
anlam taşımaktadır.
Doğal ve yapay işlemler sonucunda ortaya çıkan kirliliğe
neden olabilecek kaynaklardan önceden önlem almak veya
sonradan giderme yapmak, bu kirleticileri tekrar
kullanılabilir duruma getirerek geri kazanmak hem çevrenin
korunmasında, hem de üretim ekonomisinde önemli ana
ilkelerdendir.
Çevreyi
bozduktan sonra düzeltmek çok pahalı olacağı gibi,
kaybedilen zamanı telafi etmek de imkansız olacaktır. Ancak,
çevre ve sanayileşme, birini diğerine tercih etmeden
birlikte geliştirilmeye çalışılmalıdır.
Sadece ve
sadece sanayileşme düşüncesi artık çok gerilerde kaldı.
Günümüzde doğayı ve insanı sadece sevmekle yetinmeyip, ona
saygı duymak ve korumak gerekmektedir.
Çimento
fabrikalarında kullanılan sürekli toz ölçüm cihazlarının
ölçüm aralığı tayinleri, uluslararası standartlara ve
referans metotlara uygun modern cihazlarla VDI 3950
Standardına göre yapılmaktadır.
Çimento
hammadde ocak işletmeciliğinden dolayı herhangi bir çevre
kirliliğine yol açılmamaktadır. Yalnızca ocakların ormanlık
veya tarım alanları içinde bulunması halinde bu sahalara az
da olsa zarar verilmektedir.
Çimento
üretiminde çevreye; kireçtaşının 800 C' de bozunması ile CO2
ve yakıtın yanması ile yanma ürünleri yayılır. Önemli bir
yanma ürünü olan SO2 çimento üretiminde CaO veya CaCO3 ile
reaksiyona girerek büyük kısmı ürünün bünyesinde bağlanır ve
çevreye yayılmaz. Dolayısı ile çimento fabrikalarından
çevreye yayılan SO2; bir problem oluşturacak boyutlarda
değildir.
Çimento
üretiminde proses gereği ortaya çıkan tozun çevreye;
kimyasal ve biyolojik yönden bir zararı olmamakla birlikte
fiziksel ve görsel açıdan istenmeyen bir unsurdur.
Çimento
sanayi, Çevre Bakanlığı ile 10 Şubat 1993 tarihinde bir
deklarasyon imzalamış ve bu deklarasyonla; gerek baca gazi
emisyonları, gerekse toz emisyonları konusunda yer yer
Avrupa ülkelerinde öngörülen limitler altında değerler
öngörülmüştür.
Çevre
bilinci ile hareket eden çimento üreticileri 1992 yılı
sonuna kadar 800 milyar TL' lik yatırım gerçekleştirmiş ve
bu yatırım içerisinde; soğutma kuleleri, toz nakil
sistemleri, çevre düzenlemeleri, kapalı stokholler, sürekli
toz ölçüm ve yol süpürme araçları yer almıştır.
Önümüzdeki yıllar için ise toplam 675 milyar TL'lik çevreye
yönelik yatırım programlanmış ve bu programın bir kısmı
uygulamaya konulmuştur.
Çimento
sanayi çevre için zararlı atıkların kullanılması yoluyla
çevre kirliliğinin azaltılması yolunda da yardımcı bir
sektördür. Örneğin;
KATI ATIKLAR VE KULLANIM BİÇİMİ
Yüksek
fırın cürufu Katkı maddesi
Uçucu
kül " "
Silika
tozu " "
Pirinç
kabuğu külü " "
Fosfojips " "
Kömür
külleri " "
Yakıt olarak kullanılan atıklar ise şunlardır
;
- Atık
yağlar
-
İnorganik kimyasal atıklar
-
Rafineri atıkları
-
Kullanılmış oto lastikleri
- Zirai
atıklar
- Endüstriyel atık
ŞİRKETİMİZDEKİ ÇEVRE BİLİNCİ

Prosesin tamamı en son
teknolojiye uygun olarak 8 adet sistem
elektrofiltresi ve 109 adet jet filtre ile
donatılmıştır. Toz seviyesi minimum seviyede
tutulmaya çalışılmaktadır. Her geçen gün
yenileştirme ve geliştirme çalışmaları
sürdürülmektedir. Bunların yanısıra fabrika
bünyesinde 20.000 m2 lik alan
düzenlenerek yeşil alan haline dönüştürülmüş ve
ağaçladırılmıştır.
|